1. GECE: Acele Etme
"Sevgili Oğlum, Bu mektupları eline aldığında, büyük ihtimalle şehrin o amansız koşuşturmasında bir yerlere yetişmeye çalışıyorsundur. Sana ilk gecenin mirası olarak şunu bırakıyorum: Hayatı acele yaşama."
Baba, kalemi eline aldığında odanın penceresinden dışarı bakıyordu. Gece sessizdi; yalnızca uzaktan gelen bir trafik uğultusu vardı. Kırk gece boyunca yazacağı mektupların ilki, acele etmemenin sıradan günlerde saklı olduğunu anlatacaktı. Çünkü gün gelir, en çok özlediğin şey sıradan sandığın günler olur — ve o günler aceleyle geçip gittiğinde geri dönmez.